Yapay Ağaçlar Sayesinde Küçük Titreşimlerden Elektrik Üretmek Mümkün Olabilir Mi?

Amerika’da araştırmacılar yeni bir rüzgâr enerjisi formu geliştirdiklerini duyurdular. Bu yeni sistemde; küçük, yapay, mekanik ağaçlar üzerinde rüzgarın meydana getirdiği titreşimlerden enerji üretilmesi mümkün olabilir.

Bu yeni enerji formu, geliştirilecek cihaz üzerine uygulanan rastgele kuvvetleri elektriğe dönüştürüp enerji üretebilme fikrine dayanıyor. Araştırmacıların bulgularına göre de, elektromekanik malzemelerden yapılmış ağaç benzeri yapılar bu görev için mükemmeller.

Ohio State University’den projenin başındaki Ryan Harne:

Binalar rüzgarla beraber çok az eğilirler, köprüler üzerinden araçlar geçtiğinde salınım yaparlar ve otomobil süspansiyonları da yollardaki bozukluklardan geçerken kuvveti emerler. Aslında bahsettiğimiz bütün bu hareketlerle ilişkili oldukça yüksek miktarlarda kinetik enerji vardır. Amacımız benzer şekilde enerjiyi kazanmak ve dönüştürmek.

Harne ve araştırma takımı, rüzgarlardan elde edilebilecek sürekli olmayan salınımlardan elektrik üretmeyi mümkün kılabilecek sistem üzerinde çalışmalar yaparken matematiksel model kullandılar. ‘Internal resonance’ olarak bilinen bir süreci kullanan bilim insanlarının bulgularına göre; yapay, elektromanyetik bir ağaç üzerindeki yaprak benzeri yapıların yüksek genlikte ve devamlı düşük frekanstaki titreşimleri bu sistem için oldukça uygun.

Hipotezlerini test etmek için bilim insanları küçük, ağaç benzeri bir cihaz da geliştirdiler. Yapılan deneylerde ağaç üzerindeki titreşimler gözle görülemeyecek seviyede küçük olsa dahi az miktarlarda elektrik üretilebildiği gözlemlendi. Bu küçük cihazın ürettiği elektrik miktarı da, üzerine uygulanan kuvvetle doğru orantılı bir artış gösteriyordu. Hatta simulasyonlara yüksek miktarlarda gürültü eklendiğinde bile, ağaç hala güçlü ve güvenilir çıkış gerilimi üretiyordu.

Bulguları  Journal of Sound and Vibration da yayımlanan araştırmanın bundan sonraki aşamasında geliştirilen sistemin yenilenebilir enerji kaynağı olarak kullanılması araştırılacak. İlk aşama olarak da araştırmacılar bu teknolojiyi yollar ve köprüler gibi yapıları gözlemleyen sensörlere güç sağlamak için kullanacaklar.

Bu sistemin daha da verimli hale getirilmesi ile, devasa boyutlardaki rüzgar enerjisi santrallerinin yerini daha küçük ağaç benzeri sistemler alabilir.

Kaynakça:

Reklamlar

5D Bellekler Veri Kaybına Son Veriyor

5D Bellekler Veri Kaybına Son Veriyor

Southampton Üniveristesi’nde bulunan Optoelektronik Araştırma Merkezi’nden bilimciler, milyarlarca yıl boyunca bozulmadan kalabilecek bir dijital veri depolama yöntemi geliştirdi. Araştırmacılar nano-yapılı (nano ölçekte tasarlanmış yapılar içeren) cam kullanarak, beş boyutlu (5D) dijital verinin kayıt ve çağırma süreçlerininfemtosaniyelik lazer yazım ile gerçekleştirilmesini sağladı. Okumaya devam et

Fizikçiler Kuantum Mekaniği ve Felsefe Açısından Zamanın Yapısını Araştırıyor

Teoride zamanı sonsuz küçük aralıklara bölmek mümkün görünmesine rağmen, fiziksel açıdan anlamlı en küçük zaman aralığı 10-43 saniyeye eşit olan Planck zamanı olarak kabul edilir. Bu limitin anlamı, iki olayın birbirlerinden, bu zaman aralığından daha küçük bir aralıkta gerçekleşemeyeceğidir. Okumaya devam et

Yoksa Dünya İki Gezegenin Birleşmesiyle mi Oluştu?

Ay’ın nasıl oluştuğunu araştıran astronomlar; 4.5 milyar yıl önce Dünya’ya çarpan başıboş küçük bir gezegenin Dünya’ya çarpmasıyla oluştuğuna dair deliller buldular. Araştırma; Theia isimli bu “gezegensel embriyo”nun çarpmasının oldukça şiddetli olduğunu, bunun da Ay ve Dünya’nın füzyonuyla sonuçlandığını ileri sürüyor… Okumaya devam et

Enerji Üreten Bitki Lambaları

Enerji Üreten Bitki Lambaları

Elektrik şebekesine sürekli bağlantısı olmayan dünyanın uzak bölgelerinde, gece ışıklandırması gibi gerekli şeyler için enerji bulmak, devam eden bir sorun. Aydınlık sağlamak için gaz yağı lambalarını yakabilsek de, sağlıksız duman ve gaz yüzünden bunlar ideal bir çözüm olmaktan uzak…

Okumaya devam et

Bilim Nedir?

84227.jpg

Bilim hayatımızı şekillendirirken daha akıllı hale gelebilmemizi sağlayan bir olgudur.Bilim, insanların doğumundan itibaren (hatta doğmadan önce bile) hayatının sonuna kadar, yaşamını farklı yollarla şekillendirir.Aslında bizim tanıdığımız bilim asıl bilim değildir diye düşünebiliriz.Biz telefonu, televizyonu, arabaları veya ışığı kullanırken sadece teknolojiyi kullandığımızı zannederiz fakat durum böyle değildir.Teknoloji dediğimiz olgu bilimin meyvesidir.Biz bu meyvelerin tohumlarını, toprağa ekerek hem bilimi kendi kendine geliştirir hemde bu sayede teknolojiyi kullanarak kendimizi daha akıllı (?) hale gelebilmesini sağlayabiliriz… Okumaya devam et